“Fenerbahçe, hile ile, fesat ile batamaz!”


Yunanistan’ın 3 Temmuz’u olarak kabul edilebilecek Olympiakos Başkanı Marinakis’in şike yaptığı gerekçesiyle yargılanmasından hareketle Panathinaikos’un Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma talebinin UEFA ve CAS tarafından reddedilme gerekçeleri bize aynı kurumların Fenerbahçe’ye karşı gösterdikleri sıfır tolerans vurgusunu hatırlattı. Mahkemenin sonuçlanmamasından dolayı kararın bu yönde çıkarıldığı bildirildi. ‘Yeterli inandırıcılık’ olana kadar kesin delillerin beklendiği dile getirildi. Ayrıca Yunanistan …

Adam yerine koyulmayan “blog yazarlarının” yakın geleceği…


Sosyal Medya olanaklarının artması sayesinde insanlar bunun getirdiği araçlardan yararlanmaya başladılar. Bu çeşitliliğin merkezinde en önemlisi bloglar oldu. Blog aynı zamanda blog yazarlığını ortaya çıkaran bir sonuçtu. İnternet ile tanışmam 1990'lı yılların son çeyreğindeydi. Kısa süre sonra da çeşitli forumlarda ve mail gruplarında yazılarımı paylaşmaya başladım. O tarihte kimse ismiyle yazmıyor daha çok takma isimler …

Cumartesi günü Türkiye’de gerçekte neler oldu, ne yaşandı?


3 Temmuz Davası’na dair “itiraf” niteliği taşıyan tek ifadeyi Ümit Karan yapmıştı. Hatırlayalım mı? Ümit Karan'ın avukatı Ayhan Sağaroğlu, "Trabzonspor maçında niye önündeki Sezer Öztürk'e pas vermedin?" diye sordu. Bu soruya Ümit Karan, "Orada bireysel olarak, kendim ilerlemek istedim. Belki de Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istemedim" yanıtını verdi. Bu sözler üzerine şaşıran mahkeme başkanı, "Böyle şeyler …

“Vurun şikecilere!”


Türkiye’ye dışarıdan gelmiş ve son beş yılda yaşananları öğrenmek isteyen biri “3 Temmuz’da ne oldu?” diye sorsa bugün futbol kamuoyunu meşgul eden bu ortamı göstererek “işte tam da böyle bir şey oldu!” diyebileceğimiz bir ortam var. Dün Beşiktaş Spor Kulübü’nün Televizyonu maçın devre arasında koridorlarda yaşanan gerilimi gösteren küçük bir video yayınladı. Görüntülerde bağıran biri …

Türkiye’nin kullanışlı aptalları ve alçakları kimlerdir?


Aziz Nesin'in toplumun geneline, Attila İlhan'ın da tarih boyunca aydınların potansiyel hainliğine yönelik verdiği yüzdelerden sonra Ahmet Altan da gazetecilik üzerine bir tespitte bulunmuş; "Gazetecilik %99'u alçaklık ve korkaklık, %1'i ise dürüstlük ve cesaret olan bir meslektir." (*) Bunu söylediği konuşmanın tam metnini mutlaka okumalısınız. Gazetecilikte Alçaklığın Evrensel Tarihi'ni anlatmış Ahmet Altan. Jorge Luis Borges "Alçaklığın …

Ancak 218 yıl sonra anlaşılacak karikatür


En zoru böyle insanı dehşete düşüren saldırılar sonrasında düşüncelerinizi ortaya koymak için yazmaktır. Gerçi gündem oluşmadan bu konular kimin ilgisini çeker veya aklına gelir o da ayrıdır ya. Batı bugünkü olgunluk seviyesine gelebilmek için tam bin yıl Avrupa'yı birbirine kattı. Yetmedi 1939 ile 1945 arasındaki yıllarda bütün dünyayı savaş alanına çevirdi. Kısacası modern toplum, düşünce …

Umursamaz, gözlemci ve sığ değerlerle donanmış birey oluştan kurtuluş…


Beş seneden fazla bir süredir, bir kitap üzerinde çalışıyorum. Kitabın önce fikri ortaya çıktı, sonra da peşinden, olaylar, kahramanlar, içeriğini oluşturacak diğer bileşenleri. Ancak bu süre içinde başka gelişmeler de peşine eklendi. Kitaptan her geçen gün biraz daha uzaklaştığımı fark ettim. Milliyet Gazetesi'nde Spor Yazarlığı süreci başladı. Köşe yazarı olmanın başlı başına bir mesai isteyen bir …

Alex de Souza her zaman o an’lardır!


Takım sporlarında en önemli unsur adı üzerinde “takımdır.” Takımın önüne hiçbir şartta başka koşul geçemez. Kuşkusuz evrensel bir tanım yapmıyorum, kişisel düşüncemi paylaşıyorum. Peşinden sporcu gelir. Takım ile sporcunun özdeş hale geldiği, birbirinin yerine de geçip, anıldığı zaman orada başka bir anlam, değer çıkıyor ortaya. Burada sporcunun kişisel özellikleri, ne kadar popüler veya değerli olduğundan …

Hüseyin Gülerce’den Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli itiraflar


Üç yıl önceydi. Eşim öğleden sonra beni aradı ve oğlumuzun dershanesindeki rehber öğretmenin bize akşam ziyaretinde bulunacağını haber verdi. Şaşırmıştım. Hepimiz öğrencilik dönemlerimizde dershanelerde bulunmuştuk ancak böyle bir uygulamayla karşılaşmamıştık. Bırakın dershaneyi, herhangi bir öğretmenimizle böyle bir diyalogumuz olmamıştı. Ancak "demek ki öğretmenler öğrencileriyle yakın temas içindeymiş" diyerek durumdan da pozitif bir düşünce de çıkardım. …

Sosyal Medya demokratikleşmenin gücü oldu.


Sn. Vuslat Doğan Sabancı Medya Zirvesi 2014 kapsamında gerçekleştirilen tartışmada Sosyal Medya'nın gücünden söz ederek, okurun sürece dahil edildiğiHürriyet Sosyal isimli projeyi anlatmış. Gezi Olayları sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, okuyucunun sürece aktif olarak katıldığını, yazdığını, çizdiğini ve bunun da ne kadar dinamik bir etki yarattığının altını çizmiş. Aslında bu süreç Gezi Olaylarıyla başlamıyor. …