Facebook aşklarının gerçekliğini nasıl bileceğiz?


Sanal ortamın yarattığı yakınlaşmalara dair en güçlü araç olan Facebook‘un yarattığı yeni ilişki biçimi üzerine konuşmaya devam edelim.

“Facebook Aşkları” artık sosyal bir olgu olarak gündemimizdedir.

Her an herkesin kapısını çalabilir.

Kimse “ben çok sağlam duruş sergiliyorum, bunun etkisine girmem” diyemez, çünkü öyle ya da böyle bu bir çeşit ilişki biçimidir ya da yoludur. İnsan toplumsal bir varlık olduğuna göre onun olduğu her sürecin içinde potansiyel olarak iletişim, ilişki vardır.

Bir taraftan toplumsal bir varlık olarak yaşamayı sürdürürken diğer yandan da çok derinlere işlemiş bir mutsuzluğumuz var.

Modern yaşam, zengin ve çeşitliliğe sahip araçlar aslında bizi daha mutlu etmesi gerekirken tükettiğimiz şeyleri artırıyor.

Yıllar önce ayda bir kere postadan gelecek bir mektubu bekler ve onu defalarca okuyup içinde derin anlamlar ararken her gün yazılan ve gelen mesajlar bile bazen yetmiyor.

Her gün yüzlerce metin, görsel, haber, bilgi timeline’dan akıp geçerken biz sadece izlemekle yetiniyor, aktif olarak sürece dahil bile olamıyoruz.

En kötüsü sanal alemin başında geçirdiğimiz süre; bizi diğerlerinden koparıyor.

Diğerleri kim?

Eşimiz, sevgilimiz, çocuğumuz, arkadaşlarımız, dostlarımız…

Ancak hayat boşluk tanır mı?

Doğa bilimleriyle birlikte felsefenin en derin ve temel tartışmalarından biridir; boşluk meselesi.

Hayatın bir yerlerinden borçlanıyorsanız, başka taraflarında ya kaybediyor ya da değerlendiriyorsunuzdur.

Yakınlarımızın hayatından çıkarak sosyal hayattan kopmak mümkün müdür?

Onların yokluğunda hiç kimseyle bir araya gelmeyecek miyiz?

Eşimizi, sevgilimizi bir gece vakti kolundan tutup dışarı çıkmak yerine o sanal dünyanın gizemli paylaşımlarına yaptığımız tercihler elbette oradaki ilişkiyi güçlendirecek ve besleyecektir.

İşte temel sorun da burada düğümlenmektedir.

Şikayetçi olduğumuz ilişkiler yerine koyduğumuz sanal ilişkinin içinde aslında biz ne paylaşıyor ve neyi yaşıyoruz?

Çünkü sanal olan bir gün kendini gerçek olmak üzere zorlayacaktır ve realite ile karşı karşıya kaldığımızda sanal dünyanın yarattığı aynı etkiyi hissetmek, yaşamak mümkün müdür?

Sanal dünyanın yarattığı yeni ilişki biçimi bizi sanalın yanılsamalarla dolu bilinmezliğinden çıkarıp, gerçeğin dünyasına getirebilecek midir, yoksa yeni sanal ilişki arayışları devam edecek midir?

Modern dünyanın ürettiği bu yeni ilişki tarzları modernliğin hızı gibi kendisini aynı şekilde tüketip bitirmeye aday mıdır?

Gerçeği nasıl bileceğiz?

Bunu anlamanın tek bir yolu vardır, hayata karışmak, yaşamak, yakınındakilerle temas sağlamak, onlarla gerçekten bir gelecek olup olmadığını pratikte denemektir.

Çünkü bir kaç gün biri ile konuşmadığımızda dahi onunla eski sıcaklığımızı yitirdiğimiz bu tüketen ilişkiler dünyasında eşimiz, sevgilimiz, çocuğumuz, arkadaşımız ve dostumuzla olan kopuşların ister istemez bizi eski yakınlıktan uzaklaştırması mümkündür.

Hayatın yoğun ve önü alınmaz temposunda bir kaç günlerin aylara yıllara yayıldığı düşünülürse elimizdeki ilişkilerimizi doyasıya yaşayıp deneyimlemeden bilinmezlerle dolu bir maceraya atılmak yeni mutsuzluklara yelken açmaktır.

Çünkü bizleri sanalın dünyasına çeken şey tam da budur, aslında yaşamıyoruz, paylaşmıyoruz, ilişki kurmuyoruz, bağlantıyı koparıyoruz.

Bağlantının koptuğu yerde iletişim olabilir mi?

Nasıl anlayabiliriz ki?

İnternet bağlantısının olmadığı yerde nasıl sanal ilişki kopuyorsa; gerçek dünyanın içindeki fiziki temas da bittiğinde kişilerin birbirini anlaması olanaksız hale geliyor.

Ne yapacağız?

Elbette internet bağlantısını keserek sokağa çıkacak, oradaki hayatı yaşayacağız.

Uzun uzun sohbetler yapıp, birbirimizi anlamaya, tanımaya zaman ayırayacağız.

İşte bütün bunları yaptıktan ve artık hiçbir şeyin eski tadında olmadığını yaşadıktan sonra bunun bir son olduğunun, diğerinin de hayatın bize sunduğu bir seçenek olabileceğini düşüneceğiz, karar vereceğiz.

Ancak bu da gerçeğin içinde deneyimlenmeden hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s