Bir pozisyonda 3 Temmuz’u gördük!


Toplumsal olaylarda kişilerin tepkilerinin şiddeti beklentileriyle karşılaştıkları sonuç arasındaki farkın açılmasıyla güçlenir. Hayal kırıklığına bağlı duygusal tepkilerde de benzer davranışlar sergiler kişiler. Beklenti ve arzu insanın en zayıf tarafıdır. Pazartesi gecesi saat 21.55 civarında Fenerbahçe-Bursaspor karşılaşması sonuçlandığında bir tarafta büyük bir sevinç varken diğer yanda beklenmedik bir tepkisellik yükseliyordu. İlk hareketin Bursaspor teknik direktörü Şenol …

“3 Temmuz” Türkiye’nin samimiyetsizliği, ikiyüzlü tutumudur.


Türkiye’de en kolay şeydir suçlu yaratmak; kimin suçlu kimin masum olduğunu zamanında değil, ancak yıllar sonra gelen itiraflarla anlayabilirsiniz. Suçlu diye astığınıza gün gelir anıt mezarlar yaparsınız, zamanında kahraman ilan ettiklerinizin cenazesine tabutunu taşıyacak adam bulamazsınız. Bunun temelinde yatan sebepse bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yatar. Manşetlerle düşünürüz. Hayata ilişkin hep özlü sözlerimiz vardır. …

Eyleme dair şu soruların cevabını merak ediyor musunuz?


Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki her sabah güne uyandığımızda bugün nelerle karşılaşacağız acaba demekten kendimizi alamıyoruz. Bunun yanı sıra bir de bu olup bitenleri anlama çabası, gayreti ekleniyor elbette. Ortalama bir İngiliz, Alman, Fransız vatandaşı günde ne kadar zamanını olup bitenleri anlamak için harcıyordur ki? Hele İsveç, Norveç, Finlandiya gibi ülkeleri hiç saymıyorum, çünkü onların …

‘Evet’in tarih öncesi – Ömer Laçiner (05/09/2010)


12 Eylül’deki referandumda “boykot”u veya “hayır”ı savunan sosyalist sıfatlı parti ve çevrelerin ortak ve başat gerekçesi, AKP ’nin işçi-emekçi sınıfın maddi koşullarını düzeltmek, haklarını genişletmek için bir çaba göstermediği, Anayasa değişikliklerinin de sosyalist hareketin/işçi-emekçi sınıfın çıkar ve talepleri ile doğrudan ilişkisi olmadığı. Eğer sosyalist sıfatıyla yaşadığımız şu son yılları sadece, asıl olarak o “maddi çıkar” …

Kadın; ne kadar yakın olursan, düşüncesi senden o kadar uzaklaşır!


Yıl 1851, 30 yaşında bir yazarsın… Fransız Devrimi’nin üzerinden 62 yıl geçmiş ve eline kâğıt kalemi alıp Emma Bovary isimli bir karakter yaratarak, onun iniş çıkışlarla dolu “kadınlık” ruh hallerini anlatan, daha önce belki de hiç denenmemiş bir tarzda mor renk ağırlığı olan, feminen bir roman yazmaya karar veriyorsun. Neden? Bir eser okurken, onun estetik …

HDP, bu seçimlerde gerçekten Meclise girmek istiyor mu?


Önce HDP’nin %10’luk barajı geçme hedefinin ne kadar gerçekçi olduğunu sorguladık, peşinden bu oyun nerede gizli olduğunu. Şimdi sıra geldi bir diğer kritik soruya; “HDP gerçekten Meclis’e girmek istiyor mu; Meclis’e girmemeyi sorun ediyor mu, B Planı var mı?” Açıkçası bu sorunun başka bir şeklini ilk defa geçen sene BDP’nin Diyarbakır, Mardin ve Ağrı Belediyeleri …

“Vurun şikecilere!”


Türkiye’ye dışarıdan gelmiş ve son beş yılda yaşananları öğrenmek isteyen biri “3 Temmuz’da ne oldu?” diye sorsa bugün futbol kamuoyunu meşgul eden bu ortamı göstererek “işte tam da böyle bir şey oldu!” diyebileceğimiz bir ortam var. Dün Beşiktaş Spor Kulübü’nün Televizyonu maçın devre arasında koridorlarda yaşanan gerilimi gösteren küçük bir video yayınladı. Görüntülerde bağıran biri …

Orhan Pamuk’ta bekâret sorunu…


"Füsun'un sıcaktan ve sevişmekten ter içinde kalmış omzunu öpmüş, onu arkadan yavaşça sarmış, içine girmiş ve solkulağını hafifçe ısırmıştım ki, kulağına takılı küpe uzunca bir an sanki havada durdu ve sonra da kendiliğinden düştü. O kadar mutluyduk ki, o gün şekline hiç dikkat etmediğim bu küpeyi sanki hiç fark etmedik ve öpüşmeye devam ettik." Bu …

Aldatmak; kadının özgürleşmesi mi yoksa toplumun çözülüşü mü?


Ahmet Altan'ın Aldatmak isimli romanını çıkar çıkmaz 2002 yılında okumuştum. Yazarın okuduğum tek kitabı olması nedeniyle edebi kişiliği hakkında derinlemesine tahliller yapmam kolay değil. Ancak bu eksikliği çok kısa sürede bilinen üç eserini okuyarak kapatmayı da kendime vazife edindim. 1923'te kurulmuş Cumhuriyet/kapitalizmin kendini bulması 90'lı yıllara rastlıyor. Aslında bu topraklarda yaşayan insanların 20. Yüzyılda yaşadığı kişiliğini ve …

Kişisel bilgilerimiz kimin tarafından fişleniyor?


İleri görüşlü bir takım fütürist yazarlar geleceğin dünyasına dair geçtiğimiz ve bir önceki yüzyılda ilginç eserler yazdılar. 1984 bunun en bilineni ve popüleridir. Güçlü devlet vurgusuyla vatandaşın attığı her adım izleniyor, ne yapıyor, ne düşünüyor, hatta cinsel ilişkiye girip girmediği takip altında tutuluyordu. Çünkü devletin bilgisi haricinde bir kadınla erkeğin bir araya gelmesi, ilişki kurması …