Edebiyat yazıları

Türkiye’de yazar olmayı kimler belirliyor?


Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ı yayınevine gönderdiğinde kitabın basılması için bazı kısımlarının çıkarılması talebiyle karşılaşmıştır. Editöre göre “bu bölümler hem çok uzundur hem okuyucu için gereksizdir.” Yazar o gün kitabı için direnmiş ve bugün okumaktan çok büyük keyif aldığımız haliyle kalmasını sağlamıştır…. Read More ›


Radikal Kitap‘ın dünkü sayısında ilginç başlıkla bir yazı çıktı. Fidel yoldaşın “lüks” yaşamı. Zenginliğin ve para harcamanın en akla gelmedik yollarını bulup, üreten ve bunu yaşayan burjuva kültürü nedense kendi dışındakilerin benzer yaşadıklarına tahammülü yok ya da başka bir gözle… Read More ›

Ramayana Destanı’nın verdiği ilham


Ramayana yazılmış en eski Hint metinlerinden bir tanesidir. Hatta bir takım görüşler bunun en eskisi, birincisi olduğunu iddia eder. Bilindiği gibiMahabrahata ve Harivamşa da yazılı destanlar arasında yeralıyor ki, Mahabrahata’nın içinde Bhagavad Gita‘yı barındırması gibi bir özelliği de var. Ramayana;… Read More ›

Kürk Mantolu Madonna; mükemmeli aramaya dair.


Bir toplum içsel durumunun ne olduğunu, neler hissedip, yaşadığını yazarlarının ortaya koyduğu eserleriyle dışa vurur. Bu nedenle ülke edebiyatı aynı zamanda topluma dair gizli, şifreli bilgidir. Okullarımızda maalesef bu bilginin özünü göremiyor, anlayamıyoruz. Çünkü gösterilmiyor. “Yazar, şair burada ne anafikir… Read More ›

Aşkın içindeki Attila İlhan


“…, sizin mevcudiyetiniz dünyevi olmaktan ziyade, semavi olmak icabeder, adeta şaffaf bir  mevcudiyet! Neye temas etseniz, kameri bir şuayla aydınlanıyor.” (Attila İlhan, Dersaadet’te Sabah Ezanları s.77 İş Bankası) Ruhunuzun derinliklerine doğru bir yolculağa çıkıyorsunuz bu satırları okurken. Yirminci yüzyılın başları…. Read More ›

“Nihayet insanlık öldü.” Oğuz Atay


Nihayet insanlık öldü. Haber aldığımıza göre,uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre,’yahu insanlık öldü mü?’ diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde,’insanlık öldü mü?’ ya da… Read More ›