Cumartesi günü Türkiye’de gerçekte neler oldu, ne yaşandı?


3 Temmuz Davası’na dair “itiraf” niteliği taşıyan tek ifadeyi Ümit Karan yapmıştı. Hatırlayalım mı? Ümit Karan'ın avukatı Ayhan Sağaroğlu, "Trabzonspor maçında niye önündeki Sezer Öztürk'e pas vermedin?" diye sordu. Bu soruya Ümit Karan, "Orada bireysel olarak, kendim ilerlemek istedim. Belki de Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istemedim" yanıtını verdi. Bu sözler üzerine şaşıran mahkeme başkanı, "Böyle şeyler …

Erdoğan’ın taktiksel hatası ne olmuştur?


Dünkü yazımda AKP'nin oyunun %40'ların altına nasıl iniyor olduğuna ilişkin bir projeksiyon yapmıştım. (*) Peki, AKP bu duruma nasıl geriledi? Buna verilecek önemli birkaç cevap var. Öncelikle omurgayı oluşturan nedenden başlamak daha doğru olur. Türkiye tarihini sadece muhalif olmak üzere okur, anlamazsınız, hele tarihi rövanş almak üzerine görürseniz çok daha büyük bir yanılgı ile karşılaşmış olursunuz. …

“Vurun şikecilere!”


Türkiye’ye dışarıdan gelmiş ve son beş yılda yaşananları öğrenmek isteyen biri “3 Temmuz’da ne oldu?” diye sorsa bugün futbol kamuoyunu meşgul eden bu ortamı göstererek “işte tam da böyle bir şey oldu!” diyebileceğimiz bir ortam var. Dün Beşiktaş Spor Kulübü’nün Televizyonu maçın devre arasında koridorlarda yaşanan gerilimi gösteren küçük bir video yayınladı. Görüntülerde bağıran biri …

Orhan Pamuk’ta bekâret sorunu…


"Füsun'un sıcaktan ve sevişmekten ter içinde kalmış omzunu öpmüş, onu arkadan yavaşça sarmış, içine girmiş ve solkulağını hafifçe ısırmıştım ki, kulağına takılı küpe uzunca bir an sanki havada durdu ve sonra da kendiliğinden düştü. O kadar mutluyduk ki, o gün şekline hiç dikkat etmediğim bu küpeyi sanki hiç fark etmedik ve öpüşmeye devam ettik." Bu …

Aldatmak; kadının özgürleşmesi mi yoksa toplumun çözülüşü mü?


Ahmet Altan'ın Aldatmak isimli romanını çıkar çıkmaz 2002 yılında okumuştum. Yazarın okuduğum tek kitabı olması nedeniyle edebi kişiliği hakkında derinlemesine tahliller yapmam kolay değil. Ancak bu eksikliği çok kısa sürede bilinen üç eserini okuyarak kapatmayı da kendime vazife edindim. 1923'te kurulmuş Cumhuriyet/kapitalizmin kendini bulması 90'lı yıllara rastlıyor. Aslında bu topraklarda yaşayan insanların 20. Yüzyılda yaşadığı kişiliğini ve …

HDP’nin %10’luk barajı geçmesini sağlayacak oyu nerede?


Geçen haftaki çalışmamızda son üç seçimdeki oy oranları ve sayıları üzerinden birkaç tablo oluşturmuştum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş'ın aldığı %9,76'lık oy oranı HDP'nin %10'luk seçim barajını geçeceği yönünde en önemli dayanağı oluşturuyor. Bunun ne kadar gerçek olduğunu ancak 7 Haziran günü görüp anlayacağız. Bugün yapabileceğimiz tek şey fikir yürütmek, öngörülerde bulunmaktır. ADAY/PARTİ OY SAYISI GEÇERLİ GENEL …

Ahmet Altan’ın ayakkabılarının altında ne tür bir mesaj var?


Geçtiğimiz günlerde Ahmet Altan büyük bir cesaret örneği göstererek Mehmet Baransu'nun tutuklanmasından sonra "çoluk çocuğu bırakın, bu işin sorumlusu benim" diyerek ortaya çıkmıştı. Yazdıklarını burada detaylı olarak incelemiştik. (**) Ancak bir şeyi göremedik; atladığımız şeyi yine kendisi tamamlamış oldu. Ahmet Altan Hürriyet'in Pazar günü çıkan ilavesinde geniş bir röportajı daha yayınlandı. (*) Meselenin özü de …

Türkiye’nin kullanışlı aptalları ve alçakları kimlerdir?


Aziz Nesin'in toplumun geneline, Attila İlhan'ın da tarih boyunca aydınların potansiyel hainliğine yönelik verdiği yüzdelerden sonra Ahmet Altan da gazetecilik üzerine bir tespitte bulunmuş; "Gazetecilik %99'u alçaklık ve korkaklık, %1'i ise dürüstlük ve cesaret olan bir meslektir." (*) Bunu söylediği konuşmanın tam metnini mutlaka okumalısınız. Gazetecilikte Alçaklığın Evrensel Tarihi'ni anlatmış Ahmet Altan. Jorge Luis Borges "Alçaklığın …

Vay be çok delikanlı ‘aydınsın’ Ahmet!


Bu ülkenin en büyük sorunu aydın diye ortalıkta dolaşanlarının ya zekâ sorunu yaşamaları ya da sürekli bir hesap içine girerek bir yerlere hizmet etmesidir. Bu iki temel sebebin iç içe girdiği de bir başka gerçektir. Zekâ sorunu aslında o kişilerin bulundukları makama gelme şekilleriyle ilintilidir. Birçoğu beşik ulemasıdır; aydınlık etiketini babadan oğula taşır. Varoluş sebebi …

Ülkemiz ölmek için her gün yeni yollar yaratan yere nasıl dönüşüyor?


Kadına şiddetin artık vahşet boyutuna ulaştığı ülkede akıllara durgunluk veren bir diğer haberi Kadıköy Yeldeğirmeni'nden aldık. Esnafın biri dükkânının camına gelen kartopunu bahane ederek oyun oynayan insanlara saldırdı ve bir gazeteciyi kalbinden bıçaklayarak öldürdü. Bu cinayetin en acı ve düşündürücü boyutuysa adam öldüren kişinin soğukkanlılıkla ortaya çıkıp "benim şizofren raporum var, yarın çıkarım!"diyebilmesidir. Yani yaptığından …