Bu ülkenin en büyük sorunu aydın diye ortalıkta dolaşanlarının ya zekâ sorunu yaşamaları ya da sürekli bir hesap içine girerek bir yerlere hizmet etmesidir. Bu iki temel sebebin iç içe girdiği de bir başka gerçektir. Zekâ sorunu aslında o kişilerin bulundukları makama gelme şekilleriyle ilintilidir. Birçoğu beşik ulemasıdır; aydınlık etiketini babadan oğula taşır. Varoluş sebebi …
The Imitation Game: Tarih yapay bir oyundur!
Ülkemiz ölmek için her gün yeni yollar yaratan yere nasıl dönüşüyor?
Kadına şiddetin artık vahşet boyutuna ulaştığı ülkede akıllara durgunluk veren bir diğer haberi Kadıköy Yeldeğirmeni'nden aldık. Esnafın biri dükkânının camına gelen kartopunu bahane ederek oyun oynayan insanlara saldırdı ve bir gazeteciyi kalbinden bıçaklayarak öldürdü. Bu cinayetin en acı ve düşündürücü boyutuysa adam öldüren kişinin soğukkanlılıkla ortaya çıkıp "benim şizofren raporum var, yarın çıkarım!"diyebilmesidir. Yani yaptığından …
"Ülkemiz ölmek için her gün yeni yollar yaratan yere nasıl dönüşüyor?" okumaya devam et
Her şeyi cinsel organlarıyla görmeye nasıl başladılar?
Cumhuriyetin ilk yıllarında merkezi hükümet modern bir ülke yaratma amacıyla görüntüsünü batıya benzetmek için elinden geleni yaptı. Kadın ve erkekler batıda insanlar nasıl giyiniyor, yaşıyorlarsa aynısını taklit etmeye başladılar. Kuşkusuz bu yoktan var edilmiş insanlarla yapılacak bir şey değildi. Ortada bu yaşama kolaylıkla uyum sağlayabilecek bir sosyete vardı. Yakup Kadri’nin Kiralık Konak, Attila İlhan’ın Dersaadet’ye …
"Her şeyi cinsel organlarıyla görmeye nasıl başladılar?" okumaya devam et
Ve bir merdiven satın alıyor cennete…
bir kadın var tüm parıltıların altın olduğuna inanan ve bir merdiven satın alıyor cennete ve vardığı zaman oraya biliyor ki bir kelimeyle elde edecek orada bulunma amacını ve bir merdiven satın alıyor cennete bir işaret var duvarda yine de emin olmak istiyor çünkü bilirsiniz bazen iki anlamı vardır kelimelerin orda, dere kenarındaki ağaçta bir kuş …
Ergin Ataman’ın yatak odasına giriyorsan…
Dün gece yatmadan önce Hürriyet’in bugünkü sayısını Ipad’ime yükleyip okumaya başladığımda manşetteki haber içimi sıktı, yüreğimi parçaladı. “Göktürk’e tokat attım. Çünkü, ciddiyetsizdi. O tokat da hafif bir şekilde kendisini uyarmak içindi. Sıkıntı bu olayın orada kalmayıp, dışarıda anlatılması.” Bu sözlerin sahibi kişi Milli Takımımız ve Galatasaray LH koçu Ergin Ataman’dır. Sıkıntısına bakar mısınız? Yaptığı işten …
"Ergin Ataman’ın yatak odasına giriyorsan…" okumaya devam et
“Biz çalışıyoruz, Yunanlılar uyuyor” mu?
Ekim 2013'te bayram tatilini geçirmek üzere Sakız Adası'na gitmiştik. Ada'da dikkatimi çeken birkaç ayrıntı düşüncelerimin zincirleme başka yerlere gitmesine neden olmuştu. Ada halkı geleneksel siesta uykusundan hiç vazgeçememişti. Bize söylenen en önemli uyarılardan bir tanesi 12.00-14.00 arası saatlerde Adalıların öğle uykusuna yattıkları için ortalarda gözükmediğiydi. Adalıların gam ve tasa ile işleri yoktu. Hayatı kendilerine zahir …
Dünyayı bekleyen büyük enflasyon ve ekonomik kriz tehlikesi
2011 verilerine göre dünya nüfusu 7 milyar insana ulaşmıştır. Dünyadaki nüfus sıralamasıysa şöyle oluşuyor. Çin 1.35 milyar kişiyle dünyanın %19’unu kaplıyor. Hindistan 1.25 milyar kişiyle %17,5’lik bir yoğunluğa sahiptir. İkisinin toplamı 2.6 milyar insan ve dünya nüfusunun %37’si demektir. Bir başka veri daha verelim; dünyadaki nüfusun %75 kadar oranı Asya ve Afrika kıtasında yaşamaktadır. Avrupa …
"Dünyayı bekleyen büyük enflasyon ve ekonomik kriz tehlikesi" okumaya devam et
Erdoğan paranın piyasalara yatırım olarak geri dönmesi için baskı yapıyor.
Türkiye siyaset sahnesinde neden olduğu konusunda hala karar vermediğim Bülent Ecevit Türkiye’de üç defa başbakan olma başarısı gösterdi. İkinci başbakanlığı dönemini çok net hatırlıyorum, çünkü 8-10 yaşlarında bakkalların önünde gazyağı, margarin ve sigara kuyruklarında bekleşir, bunun dünyanın bir gerçeği olduğunu düşünürdüm. Sonra Ecevit düştü, Demirel geldi. Kuyruklar kalktı. Bolluk başladı. Kafam karışmıştı, anlayamıyordum. 1999-2002 yılları …
"Erdoğan paranın piyasalara yatırım olarak geri dönmesi için baskı yapıyor." okumaya devam et
“Damarlarımızdan ne kadar komünizm akıyor?”
“Haziran kalkışması Türkiye halkının önemli bir bölümünün aydınlanma değerlerine sahip olduğunu, sınırsız demokrasiye tutkun olduğunu, paylaşımcı olduğunu, kamucu olduğunu (yani geçmişten gelen varlıkların kapkaççılar tarafından yağmalanmasına) karşı olduğunu, bu anlamdaki bir kapitalizme de karşı olduğunu, bu kapitalizmin siyasi iktidar tarafından temsil edildiğini de teşhis ederek ortaya koydu. Sınırsız demokrasi, paylaşımcılık, ihtiyaca göre dağıtım, kamuculuk, aydınlanmacılık... …
"“Damarlarımızdan ne kadar komünizm akıyor?”" okumaya devam et
