Aldatmak; kadının özgürleşmesi mi yoksa toplumun çözülüşü mü?


Ahmet Altan'ın Aldatmak isimli romanını çıkar çıkmaz 2002 yılında okumuştum. Yazarın okuduğum tek kitabı olması nedeniyle edebi kişiliği hakkında derinlemesine tahliller yapmam kolay değil. Ancak bu eksikliği çok kısa sürede bilinen üç eserini okuyarak kapatmayı da kendime vazife edindim. 1923'te kurulmuş Cumhuriyet/kapitalizmin kendini bulması 90'lı yıllara rastlıyor. Aslında bu topraklarda yaşayan insanların 20. Yüzyılda yaşadığı kişiliğini ve …

Kişisel bilgilerimiz kimin tarafından fişleniyor?


İleri görüşlü bir takım fütürist yazarlar geleceğin dünyasına dair geçtiğimiz ve bir önceki yüzyılda ilginç eserler yazdılar. 1984 bunun en bilineni ve popüleridir. Güçlü devlet vurgusuyla vatandaşın attığı her adım izleniyor, ne yapıyor, ne düşünüyor, hatta cinsel ilişkiye girip girmediği takip altında tutuluyordu. Çünkü devletin bilgisi haricinde bir kadınla erkeğin bir araya gelmesi, ilişki kurması …

HDP’nin %10’luk barajı geçmesini sağlayacak oyu nerede?


Geçen haftaki çalışmamızda son üç seçimdeki oy oranları ve sayıları üzerinden birkaç tablo oluşturmuştum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş'ın aldığı %9,76'lık oy oranı HDP'nin %10'luk seçim barajını geçeceği yönünde en önemli dayanağı oluşturuyor. Bunun ne kadar gerçek olduğunu ancak 7 Haziran günü görüp anlayacağız. Bugün yapabileceğimiz tek şey fikir yürütmek, öngörülerde bulunmaktır. ADAY/PARTİ OY SAYISI GEÇERLİ GENEL …

Ahmet Altan’ın ayakkabılarının altında ne tür bir mesaj var?


Geçtiğimiz günlerde Ahmet Altan büyük bir cesaret örneği göstererek Mehmet Baransu'nun tutuklanmasından sonra "çoluk çocuğu bırakın, bu işin sorumlusu benim" diyerek ortaya çıkmıştı. Yazdıklarını burada detaylı olarak incelemiştik. (**) Ancak bir şeyi göremedik; atladığımız şeyi yine kendisi tamamlamış oldu. Ahmet Altan Hürriyet'in Pazar günü çıkan ilavesinde geniş bir röportajı daha yayınlandı. (*) Meselenin özü de …

“Bırak hayatını bok götürsün!”


Kadın tarih boyunca hep gizli özne olmuştur. Yani ortada bir eylem vardır ancak bu kimin tarafından yapıldığı cümle içinde açık seçik olarak vurgulanmamıştır. Oysa belki de tarihsel süreçlerin içindeki bütün fiillerin en az yarısı kadınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Tarih sahnesinde kadına dair çok az kimlik görürüz. İsa'nın annesi Meryem. Yine adı İsa ile anılan bir diğer …

Türkiye’nin kullanışlı aptalları ve alçakları kimlerdir?


Aziz Nesin'in toplumun geneline, Attila İlhan'ın da tarih boyunca aydınların potansiyel hainliğine yönelik verdiği yüzdelerden sonra Ahmet Altan da gazetecilik üzerine bir tespitte bulunmuş; "Gazetecilik %99'u alçaklık ve korkaklık, %1'i ise dürüstlük ve cesaret olan bir meslektir." (*) Bunu söylediği konuşmanın tam metnini mutlaka okumalısınız. Gazetecilikte Alçaklığın Evrensel Tarihi'ni anlatmış Ahmet Altan. Jorge Luis Borges "Alçaklığın …

Vay be çok delikanlı ‘aydınsın’ Ahmet!


Bu ülkenin en büyük sorunu aydın diye ortalıkta dolaşanlarının ya zekâ sorunu yaşamaları ya da sürekli bir hesap içine girerek bir yerlere hizmet etmesidir. Bu iki temel sebebin iç içe girdiği de bir başka gerçektir. Zekâ sorunu aslında o kişilerin bulundukları makama gelme şekilleriyle ilintilidir. Birçoğu beşik ulemasıdır; aydınlık etiketini babadan oğula taşır. Varoluş sebebi …

Ülkemiz ölmek için her gün yeni yollar yaratan yere nasıl dönüşüyor?


Kadına şiddetin artık vahşet boyutuna ulaştığı ülkede akıllara durgunluk veren bir diğer haberi Kadıköy Yeldeğirmeni'nden aldık. Esnafın biri dükkânının camına gelen kartopunu bahane ederek oyun oynayan insanlara saldırdı ve bir gazeteciyi kalbinden bıçaklayarak öldürdü. Bu cinayetin en acı ve düşündürücü boyutuysa adam öldüren kişinin soğukkanlılıkla ortaya çıkıp "benim şizofren raporum var, yarın çıkarım!"diyebilmesidir. Yani yaptığından …

Her şeyi cinsel organlarıyla görmeye nasıl başladılar?


Cumhuriyetin ilk yıllarında merkezi hükümet modern bir ülke yaratma amacıyla görüntüsünü batıya benzetmek için elinden geleni yaptı. Kadın ve erkekler batıda insanlar nasıl giyiniyor, yaşıyorlarsa aynısını taklit etmeye başladılar. Kuşkusuz bu yoktan var edilmiş insanlarla yapılacak bir şey değildi. Ortada bu yaşama kolaylıkla uyum sağlayabilecek bir sosyete vardı. Yakup Kadri’nin Kiralık Konak, Attila İlhan’ın Dersaadet’ye …