Hakemler futbolun dört ayağından bir tanesidir ve yaptıkları görev itibarıyla da çok önemli bir yerde sahanın içindedir. Bu nedenle hakemin ne yaptığı ya da yapmadığı her zaman tartışma konusudur, olmalıdır da... “Hakem konuşmayalım” tarzı duruşlar futbolun genel yapısı içinde eksiklik ifadelerdir, kaçıştır. Hakem faktörü ile futbolun gelişimi dolaylı yollardan birbirlerini etkilerler. Konumuz hakemleri nasıl idam …
İstanbul’un çıldırtan trafik soruna ilişkin alternatif çözüm arayışları
Son zamanlarda yaşanan trafik sorununa ilişkin bir İstanbul’lu olarak ben de çözüm önerilerimi sıralamak istiyorum. Köprülerdeki Gişeler Kaldırılmalıdır. İstanbul’un temel açmazlarından biri Köprülerin hala ücretli olmasıdır. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) para kazanacak diye İstanbullu’ya yaşatılan en büyük işkencelerden biridir, geçişin paralı olması. Boğaziçi Köprüsü 1973’te, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 1988’de tamamlanmıştır. Birinin üzerinden 40, diğerinin …
"İstanbul’un çıldırtan trafik soruna ilişkin alternatif çözüm arayışları" okumaya devam et
“…durmak suretiyle polise şiddet ve hareket kullanmadan direnme.”
Yıllar sonra tarih kitaplarında şöyle bir giriş cümlesi olacaktır. “Bir Adam metro çıkışında durdu ve her şey o zaman değişti, eskisi gibi olmadı.” 1 Haziran tarihini kendimize başlangıç noktası olarak alırsak Gezi Parkı Direnişi’nin 17. gününü 18. gününe bağlayan akşam işte Taksim Meydanı’nında böyle bir olay gerçekleşti. Bu pasif eylem özellikle mutlak egemen ve iktidar …
"“…durmak suretiyle polise şiddet ve hareket kullanmadan direnme.”" okumaya devam et
Taksim Komünü
1 Haziran günü polisin Gezi ve Taksim’den çekilmesiyle 10 gün sürecek bir komün görüntüsü ortaya çıktı. Bu 1 Mayıs 1977 gününü yaşamış kişiler için tarihi önemi olan bir durumdu. Taksim Komünü adı verilen bu süreçte sadece Taksim ve Gezi Parkı çevresi değil, Beyoğlu da devletin olmadığı geniş ve çoğulcu sivil toplum unsurlarının bir arada sürekli …
Gezi Parkı Direnişi’nin Gücü
Ülkemizde demokrasi denilince ilk akla gelen şey yıllardır oy vermek, seçimle iş başına gelip gitmek olarak algılanıyor. Kuşkusuz bu az bir şey değil, hatta temel belirleyici etken olsa da tek başına bir şey anlam ifade etmiyor. Çünkü dünyada bir çok örneğini görebildiğimiz gibi seçim yoluyla iş başına gelip sonra seçimleri manipüle etme yoluyla yıllarca iktidarda …
Gezi Parkı Direnişi’nin kaderini değiştiren olay – 2
31 Mayıs’ı 1 Haziran’a bağlayan gece Gezi Parkı Direnişi’nin kaderini direnenler tarafına değiştirmesi bakımından çok önemliydi. Olayların büyük bölümü Taksim ve çevresinde gerçekleşirken, Anadolu yakasındaki kalabalıkların merkez üssü Cadde’ydi ve her dakika sayısı, gücü artıyordu. Kalabalık sabaha karşı yürüyüşünün yönünü Boğaziçi Köprüsü yönüne çevirdi ve günün ilk ışıklarıyla birlikte de karşı tarafa geçip, Taksim’e doğru …
"Gezi Parkı Direnişi’nin kaderini değiştiren olay – 2" okumaya devam et
Uzay Gökerman – Fenerbahçe Dergisi Röportajı
• Uzay Gökerman: "Fenerbahçe’nin bir ideolojisi olmasaydı ’3 Temmuz’ Fenerbahçe’yi ezip geçerdi" Radyo Fenerbahçe’de yayınlanan ve Bozkurt Yılmaz’ın sunduğu 17.05.2013 tarihli "Kaldırım Tribünü" programına konuk olan Gazeteci Yazar Uzay Gökerman, yeni çıkan "3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi" kitabı hakkında konuştu. Programda taraftarlarımızın sorularını da yanıtlayan Uzay Gökerman, kitabı yazarken bazı bölümlerinde göz yaşlarına hakim olmadığını …
"Uzay Gökerman – Fenerbahçe Dergisi Röportajı" okumaya devam et
Gezi Parkı Direnişi – 1
2007 seçimleri öncesinde Türkiye'de Cumhuriyet Mitingleri adı altında kitlesel gösteriler düzenlenmişti. İstanbul ve İzmir'deki gösterilere milyonlarca kişi katılmış, insanlar alanlara sığmamıştı. İktidar, kısa bir süre sonra 2007 seçimlerinden aldığı büyük oy oranının gücüne dayanarak bu mitingleri düzenleyenleri hükumeti yıkmayı amaçlayan Ergenekon örgütü ile ilişkilendirmişti. "Özel Yetkilendirilen Mahkemelerde" bu dava hala görülmeye devam etmekte, insanlar hücrelerinde …
Doğru “Proje Yönetim Modeli” arayışı
İnşaat ülkemizin temel gerçeklerinden ve ekonomimizin de motor araçlarının en önemlerinden biridir. Osmanlı sonrasında yeni Cumhuriyet neredeyse ekonomik anlamda hiçbir şeye sahip değildi. Bu nedenle kısa sürede bir şeylerin ortaya çıkarılarak üretime katılması gerekiyordu. Buna birinci dönem adını verebiliriz. Ülke kendine asgari düzeyde yetecek, yaşamasını sağlayacak şeyi sağlamaya çalışıyordu. İkinci dönemse ticari hayatın yaratılmasına yönelikti. …
Herkesin bir “akil adamı” olacak
Hep demokrasiyi konuştuk, bir ideal olarak onu hedefledik. Hemen herkes eksikliğinden şikayetçi oldu. İktidardaki de muhalefette olanlar da; ama bir türlü bu hedefe ulaşamadık. Sanırım ne olduğu konusunda tam bir fikir birliği de kuramadık. Demokrasi genel anlamda iktidar mekanizmasının tabana yayılması, genişlenmesi, daha kitlesel bir şekilde paylaşılması, ilişki kurması anlamına gelir. Tabana yayıldığında iktidar anlaşılan, …
