Liberalizm ve Türkiye


Toplumsal ilişkilerinin (üstyapı) ekonomi (altyapı) tarafından belirlediğine ilişkin klasik Marksist yorumun determinizmine karşı olmakla birlikte ekonominin etkisinin azımsanmayacak bir güç olduğunu da kabul ediyorum. İnsanla ilgili yapılan tanımlamalardan bir tanesi de onun “ekonomik bir varlık” olduğuna ilişkindir. Devletler etnik yapıya dayalı katı örgütler değildir sadece. Belli bir ekonomik gücü veya zenginliği kontrol etmenin en temel …

Liberalizm = Unutturulan “sınıfsal bakış”


(Siyasal) Liberalizmin bize kazandırdığı en büyük değer "sınıfsal bakışın" unutturulmasıdır. İçi tam olarak doldurulamamış bir "demokrasi" kavramı ile bütün çelişkilerin ortadan kaldırıldığı illüzyonu üzerine inşa edilmiş bu özgürlükler dünyasının ekonomik altyapısı ya da piramidi yok sayılır veya herşeyi çözümleyeceği kabul edilir. Oysa öyle değildir. Milliyet Blog yazarlarından Bibliyofil isimli arkadaşımız kısa zaman önce yenilediği kısa …

Demokrasinin entropisini arttıran bilgi çokluğu…


  Bilim kategorisinde Entropi başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu biraz da uzmanlık alanıma girdiği için üzerinde fazlasıyla düşündüğüm ve önemsediğim bir konu; yeri geldiği için ilişki alanını genişletiyorum. Entropi termodinamiksel bir terim olarak kullanılsa da yazımda da belirttiğim gibi “felsefeden tutun da, tarihe, ekonomiye, sosyolojiye, hatta seksolojiye, kozmolojiye, spiritüalizme, nükleer füzyondan hemen her şeye katkı …

Solun sonunu getiren “Üçüncü Dünya Demokratlığı”


Kavramları birbirlerinin içine karıştırıp, birini diğerinin yerine kullanarak çok büyük yanlışlıklar yaratılıyor. Özellikle bu alışkanlık son yıllarda sıkça yapılmaya başlandı. Örneğin, ulusalcılıkla solculuk aynı şeyi ifade etmek için zaman zaman birbirinin yerine kullanılıyor bugün. Batı normlarına uygun sistem yaratmaya çalışan ve bunun için sınıfsal çelişkilerden yoksun bir korporatizmle birleştirici rol üstlenen ilerici bürokratların solcuymuş gibi …

Nagehan Alçı’nın kazananlar tarihinden bir kesit; Barbar Che!


Tarihi hep kazananlar yazmıştır. Ancak kazanmak her zaman haklı olmak anlamına gelmiyor. Tarihin arka odasında olup bitenler çoğunlukla hiç bilinemediği gibi kazananalar tarafından özellikle de yanlış gösteriliyor, biçimlendirilip, isimlendiriliyor. Che 20. Yüzyılın en önemli gerilla lideridir. Doktor olmasına karşın bir arkadaşıyla yaptığı Güney Amerika gezisi sonrasında kıtanın içinde bulunduğu sefaleti gözleriyle gördükten sonra buna neden …

PKK akıl tutulması yaşıyor; Kürt milliyetçiliğini güçlendiriyor.


15 Ağustos 1984 günü Eruh ve Şemdinli’de askeri birliklere yönelik PKK’nın silahlı propaganda eylemliliğinin başlamasından sonra tam 27 yıl geçti. 27 yılın ülkemiz adına hiç de kolay yaşanmış olduğunu söyleyemeyiz. Ne kadar insan öldüğünün sayısı bile artık fazlasıyla belirsizleşti. Hatta her gün gelen şehit haberleri kanıksanır oldu. 27 yıllık eylemlilik sürecinin Türkiye’de birçok şeyi değiştirdiği …

Fransa 11 yaşındaki kızın ülkesine girmesinden korkuyor!


Yaklaşık üç ay önce baldızım gastronomi ile ilgili bir proje kapsamında Marsilya’ya gönüllü olarak çalışmaya gitti. Detayları önemli değil. Okullar kapandıktan sonra kızını yanına alıp, Temmuz başı ya da ortalarına doğru projenin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye’ye geri dönmeyi planlıyorlardı. Okullar kapandıktan sonra sevimli yeğenimizin Fransa’ya gitmesini beklerken, işin zora girdiği, çünkü konsolosluğun vize vermediğini öğrendik. Bu …

Yemin krizi gündemiyle; Genel Affı tartışalım


12 Haziran 2011 Genel Seçimleri demokrasimiz adına yeni bir başlangıç olacakken bugün geldiğimiz nokta itibarıyla bir krize dönüşmüştür. Krizin konusu nedir? Seçime milletvekili adayı olarak giren, halkın desteğini alarak seçilen, mazbatalarını alan ancak tutukluluk halleri nedeniyle cezaevlerinden çıkamadıkları için meclise gidip yemin edemeyen, haliyle de fiilen milletvekili olamayan kişilerin bu durumunu protesto eden BDP ve …

İktidarda iktidarlaşan parti; AKP…


Sadece Türkiye siyaset tarihi değil içinde bulunduğumuz batı demokrasi sürecinde görülmemiş bir tekrarla iktidar partisi girdiği her genel seçimde oylarını sayısal ve yüzdesel olarak arttırarak büyük bir zafer kazanıyor. AKP’nin neden çok oy aldığı ve Türkiye seçmeninin alternatifsiz olarak arkasında durduğu sorusunun cevabı için demokratik bir tercihten çok ekonomik olduğunu düşünmeye devam ediyorum. Çünkü son …

AKP nasıl bu kadar çok oy alabiliyor?


Seçim yaklaşıyor. Bugüne kadar bu sayfalarda seçim konuşmadım, yorumlamadım. Ancak gündem ısınıyor. 2007 yılı seçim sonuçlarını değerlendirdiğim bir yazıda % 47’lik oy oranının “mutlak iktidar” olduğunu ifade etmiştim. Ancak bu nispi bir mutlaklık tespitiydi. İktidar partisi oy oranını % 35- 36’lardan 50’lere doğru yükseltmişti. Yine o gün bu başarının arkasında yatan şeyin toplumun ileri gelen …