Türkiye’nin kullanışlı aptalları ve alçakları kimlerdir?


Aziz Nesin'in toplumun geneline, Attila İlhan'ın da tarih boyunca aydınların potansiyel hainliğine yönelik verdiği yüzdelerden sonra Ahmet Altan da gazetecilik üzerine bir tespitte bulunmuş; "Gazetecilik %99'u alçaklık ve korkaklık, %1'i ise dürüstlük ve cesaret olan bir meslektir." (*) Bunu söylediği konuşmanın tam metnini mutlaka okumalısınız. Gazetecilikte Alçaklığın Evrensel Tarihi'ni anlatmış Ahmet Altan. Jorge Luis Borges "Alçaklığın …

Vay be çok delikanlı ‘aydınsın’ Ahmet!


Bu ülkenin en büyük sorunu aydın diye ortalıkta dolaşanlarının ya zekâ sorunu yaşamaları ya da sürekli bir hesap içine girerek bir yerlere hizmet etmesidir. Bu iki temel sebebin iç içe girdiği de bir başka gerçektir. Zekâ sorunu aslında o kişilerin bulundukları makama gelme şekilleriyle ilintilidir. Birçoğu beşik ulemasıdır; aydınlık etiketini babadan oğula taşır. Varoluş sebebi …

Ülkemiz ölmek için her gün yeni yollar yaratan yere nasıl dönüşüyor?


Kadına şiddetin artık vahşet boyutuna ulaştığı ülkede akıllara durgunluk veren bir diğer haberi Kadıköy Yeldeğirmeni'nden aldık. Esnafın biri dükkânının camına gelen kartopunu bahane ederek oyun oynayan insanlara saldırdı ve bir gazeteciyi kalbinden bıçaklayarak öldürdü. Bu cinayetin en acı ve düşündürücü boyutuysa adam öldüren kişinin soğukkanlılıkla ortaya çıkıp "benim şizofren raporum var, yarın çıkarım!"diyebilmesidir. Yani yaptığından …

“Biz çalışıyoruz, Yunanlılar uyuyor” mu?


Ekim 2013'te bayram tatilini geçirmek üzere Sakız Adası'na gitmiştik. Ada'da dikkatimi çeken birkaç ayrıntı düşüncelerimin zincirleme başka yerlere gitmesine neden olmuştu. Ada halkı geleneksel siesta uykusundan hiç vazgeçememişti. Bize söylenen en önemli uyarılardan bir tanesi 12.00-14.00 arası saatlerde Adalıların öğle uykusuna yattıkları için ortalarda gözükmediğiydi. Adalıların gam ve tasa ile işleri yoktu. Hayatı kendilerine zahir …

Ancak 218 yıl sonra anlaşılacak karikatür


En zoru böyle insanı dehşete düşüren saldırılar sonrasında düşüncelerinizi ortaya koymak için yazmaktır. Gerçi gündem oluşmadan bu konular kimin ilgisini çeker veya aklına gelir o da ayrıdır ya. Batı bugünkü olgunluk seviyesine gelebilmek için tam bin yıl Avrupa'yı birbirine kattı. Yetmedi 1939 ile 1945 arasındaki yıllarda bütün dünyayı savaş alanına çevirdi. Kısacası modern toplum, düşünce …

E-kitap okumanın modern biçimlerinden biridir, kitaba alternatif değildir.


Değerli Semih Gümüş, bu hafta RadikalKitap Eki'ndeki köşesinde karmaşık duygularla bir yazı kaleme almış. İçeriğinde yer yer umudun ve umutsuzluğun, geçmişe ait nostaljinin, geleceğe dönük karamsarlığın sıklıkla hissedildiği ancak geleneksel kural olarak yine de küçük bir kıvılcımı ihmal etmeyen bu yazıda konuşulması gereken önemli konular var. Onlardan birini seçtim bu yazının içinde; bu şekilde bir …

“Barbarlık” diyerek sorunu çözemezsiniz!


Fransa'daki bir karikatür dergisine düzenlenen saldırı bütün dünyada yeni bir korku dalgasının oluşmasına neden oldu. Avrupa kamuoyu için bu dehşet bir güvenlik sorunudur. Saldırının ardından Batı dünyası olayı "barbarca" etiketiyle gördü, üst düzeyde verilen mesajlarda bunun altı önem ve özenle çizildi. Hiç kuşku yok ki Avrupa'nın 55-60 bin ?'luk gelir seviyesi refah ortamının yarattığı yaşam …

Umursamaz, gözlemci ve sığ değerlerle donanmış birey oluştan kurtuluş…


Beş seneden fazla bir süredir, bir kitap üzerinde çalışıyorum. Kitabın önce fikri ortaya çıktı, sonra da peşinden, olaylar, kahramanlar, içeriğini oluşturacak diğer bileşenleri. Ancak bu süre içinde başka gelişmeler de peşine eklendi. Kitaptan her geçen gün biraz daha uzaklaştığımı fark ettim. Milliyet Gazetesi'nde Spor Yazarlığı süreci başladı. Köşe yazarı olmanın başlı başına bir mesai isteyen bir …

Nasıl kitap okumak istersiniz; basılı şekilde mi e-kitap olarak mı?


Moskova Metrosu'nda en çok dikkatimi çeken görüntülerden bir tanesi hemen herkesin elinde bir kitap, dergi, kitap okuyucu araç ile bir şeyler okuma gayretinde oluşuydu. Oysa örneğin İstanbul Metro veya Metrobüslerinde kitap okuyan yolcu sayısı neredeyse otobüs başına bir ya da iki kişiyi geçmiyor. Zaten ülkemizdeki kitap okuma oranı göz önünde bulundurulduğunda bunun çok da garipsenecek …